SER MÜCADELE SANATI ZAMAN GAZETESİNDE...

Kungfuya Anadolu hamlesi: Sermücadele

ÖNDER DELİGÖZ

Japonya ve Kore’yi teknolojisinden; Çin’i de taklit ürünlerinden önce dövüş sporlarıyla tanıdı bütün dünya. Uzakdoğu kültürünü farklı coğrafyalarda yayan bir tür kültürel emperyalizm aracıydı aynı zamanda bu sporlar.

Günümüzde bile çekik gözler muhabbet konusu olunca teknolojik aletler veya ucuz oyuncaklar değil, ritmik bağırışlar eşliğinde savrulan yumruklar, tekmeler akla geliyor ilk anda. Özellikle 1960’larda çekilen ucuz karate filmleri, kahvehanelerde gösterilen videolarla yükselen Bruce Lee efsanesi ve dahi mahalle aralarında birbiri ardına açılan karate kursları sayesinde Türkiye gençliği de bir dönem bu ülkelerin dört bir yana ihraç ettiği savaş sanatlarından nasibini almıştı. Neredeyse ilkokulu bitiren her çocuk karate, kung fu veya tekvando kursuna yazılırdı 1970’li 80’li yıllarda. Hayatın tam da içindeydi bu Uzakdoğu kültürüne dayalı heyecan. Karate filmini izleyen çocuklar dövüş sahnelerinde gördüklerini evdeki kardeşi veya sokaktaki arkadaşları üzerinde dener, gençler kungfucu ve tekvandocu olarak ‘felsefem var, yok’ tartışmaları yapardı zaman mekân ayırmadan. Tüm bunlar yaşanırken Uzakdoğu inançlarının öğretileri, ritüelleri de bir şekilde hayatın içinde yerini alırdı. Fakat Türkiye, son on yılda Fransa, Amerika ve İsrail gibi ülkelerin çok daha önceleri yaptığı gibi kendi kültürüne dayalı dövüş sistemleri geliştirmeye başladı. Bunlardan biri de dünyaca ünlü dövüş ustası Serdar Ergun tarafından geliştirilen ‘ser mücadele sanatı.’ Bütün dövüş sanatlarında ait olduğu toplumun kültürünü empoze etme amacı olduğunu söyleyen Ergun, “O kültüre hizmet ettiriliyorsunuz. Oysaki bizim kültürümüz bu sanatı donatmaya, motiflendirmeye yeter.” diyor. HABERİN DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ.

Dövüş ustasından değerlendirme O iyi bir balet, o kadar
Dövüş sanatı ustalarından Serdar Ergun, Jean Claude Van Damme'ın eski ve iyi bir balet olduğunu ancak karate ile ilgili bir özelliği bulunmadığını söyledi.
Ashihara Karate Kai-Kan yakın dövüş tekniğinin kurucularından olan ve bu teknik hakkında Rusya, Hollanda, Almanya, İngiltere ve Gürcistan'daki polis merkezlerinde eğitim veren Serdar Ergun, bir süre Van Damme ile aynı kursa devam ettiklerini kaydetti. Van Damme'ın baletlik yeteneği, sempatikliği ve oyun gücü ile bu noktaya geldiğini belirten Ergun, şunları anlattı:
'Van Damme, eski ve iyi bir balet. Bacak kasları inanılmaz esnek. Ve yaptığı hareketleri bu bacak esnekliği ile gerçekleştiriyor. Bunun dışında karate ile ilgili bir özelliği yok. Japonya'da bulunduğum zamanlar Van Damme da benimle birlikte aynı kursa gelmişti. Ancak ben ve Ashihara Karate Kai-Kan'ın kurucusu hocam Kancho Hideyuki Ashihara ile dövüşmek yerine, bizim eğittiğimiz öğrencilerle dövüşürdü ve sonuç da malum olurdu.'
Ergun, 'Van Damme ile karşılaşır mısınız?' şeklindeki soruyu ise 'O benimle karşılaşmaz' diye yanıtladı.
27 yıldır yakın dövüş sanatı hakkında çalışan Ergun uzmanı olduğu tekniğin kurucusu olan hocasının ölümünden sonra bu alanda tek isim olarak kaldığını vurguladı. Ergun, bu teknik hakkında Türk polisine eğitim vermek istediğini sözlerine ekledi.

KAYNAK: http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2001/03/21/yasam/yasam2.html